nur canoğlu  (4183 views)

 

What is nur doing now?

Lokman süresinde buyurulduğu gibi, "hayrın hamalı" olmak dileğim, şerrin değil !
More than 1 month ago  ·  Comment »

Age

20

Location

Turkey

Birthday

July 14
 
Advertisement

Info

http://rasulullah.hi5.com - Send it to your friends

Age

20

Birthday

July 14

Location

Turkey

 

About Me

Bugün insanlık olarak insanca davranmayı unutmuş gibi bir hâlimiz var. Varlık içindeki farklılığımızı ifade etmekten çok uzak bulunuyoruz. Melekleri imrendirecek o muhteşem donanımımıza rağmen habîs ervahı bile utandıracak işler yapıyoruz. Kinle-nefretle oturup kalkıyor, gayzla köpürüyor ve birbirimize hep intikam hisleriyle bakıyoruz. Sevgi adına sinelerimiz bomboş, düşmanlık sisi-dumanı sarmış bütün duygularımızı ve yıllar var habersiziz muhabbetin o büyülü tesirinden. Düşüncelerimiz mütemadiyen kötülük duyguları üretiyor. Etrafı yakıp yıkma, her şeyi kendimize benzetme ve “öteki” dediklerimizi baskı altına alma âdeta ahvâl-i âdiyeden. Çoğumuz itibarıyla akla-mantığa rağmen hep hislerimizin güdümünde yaşıyoruz. Bizim gibi düşünmeyenleri ezme, susturma en bâriz şiarımız. Bazı problemlerin farklı çözüm yolları da olabileceğini hiç mi hiç düşünmeden bildiğimize gidiyor ve yapmalar yolunda ne yıkmalara ne yıkmalara sebebiyet veriyoruz. Birbirimizin gönlüne girerek can diliyle, gönül beyanıyla kendimizi ifade etme, geçmişte kalmış demode bir yöntem gibi...

Bencilliğimizin ürettiği bir sürü muhalif düşünce ve onların temsilcileriyle karşı karşıya bulunmanın hafakanlarıyla oturup kalkıyoruz. Sürekli hiddetleniyor, nefretle köpürüyor ve gücümüz yeterse kalkıp tepelerine biniyoruz. Ezebildiklerimizi eziyor, güç yetiremediklerimizin şeref ve haysiyetiyle oynuyor, hatta varsa medya güç ve imkânlarımızla onları yerden yere vuruyor, ölümden beter şeylere maruz bırakıyoruz.

Bu tür olumsuz şeyler karşısında, şimdilerde bütün dünyada duyulan ya zâlimlerin "hayhuy"u ya da mazlumların âh u efgânı. Yıllar var ki mazlumlar, mağdurlar diyarı bazı ülkeler sürekli baskı altında ve halklar inim inim. Akıllar durgunlaştırılmış, his ve heyecanlar söndürülmüş, çoğunluk kendi değerlerine karşı yabancılaştırılmış ve herkes birbirinin kurdu haline getirilmiş. Farklı düşünce ve farklı anlayışların birer ihtilaf ve iftirak sebebi sayıldığı bu kabîl toplumlarda vuran vurana, kıran kırana önü alınmaz kavgalar çıkarılıyor, insanlar birbirine düşürülüyor. Biri ötekinin gözünü çıkarıyor, canına kıyıyor; o da berikinin üzerine canlı bombalar veya bomba yüklü arabalarla yürüyor. Her yerde farklı bir vahşet yaşanıyor ki vahşilerinkine denk, hatta ondan da ileri...

Kalmamış çoklarında insanî ruhtan eser.. felç olmuş gibi vicdan mekanizması: İradeler zâlimce planlar peşinde; mârifetullah rasathanesi sayılan zihinler kirli duygulara teslim; sevginin o dupduru kaynağı his dünyası, yılan-çıyan yuvası; potansiyel olarak Hakk'ı müşâhede menfezi sayılan gönül, bütün bütün ışığı söndürülmüş bir dehliz ve bütün insanî sistemler, varoluş gayelerine aykırı bir yolsuzluk gurbeti içindeler.

Gerçi tarihî tekerrürler devr-i daimi içinde benzer olumsuzluklar hep yaşanageldi ama bu seferki tahribat ve mesavî, biraz da küreselleşen dünya ve gelişen ileri teknolojinin katkılarıyla çok farklı ve ürpertici oldu. Allah'ın günü televizyon ve internet ekranlarına, gazete ve mecmua sayfalarına baktıkça dehşetle ürperiyor ve çok defa yüzümüzü başka bir tarafa çeviriyoruz. Biz gözlerimizi kapasak, kulaklarımızı tıkasak da elimizde olmayarak zihnimize nüfuz eden bir kısım olumsuzluklar yine sinelerimize bir zıpkın gibi saplanıyor, kalb ve ruhumuzda onulmaz yaralar açıyor. Bazen yığın yığın mesavîyi birden duyuyor, kan ve gözyaşı içinde kıvranan insanlarla beraber kıvranıyor ve yıkılıp yerle bir olan ümranlarla beraber biz de yıkılıyoruz. Hazan esiyor gibi her yörede.. kuruyup dökülen yapraklar gibi insanlar.. Âkif ifadesiyle: "Harâb iller, serilmiş hânümanlar, başsız ümmetler / Yıkılmış köprüler, çökmüş kanallar, yolcusuz yollar / "Gazâ" nâmıyle dindaş öldüren bîçâre dindaşlar/ Ipıssız âşiyanlar, kimsesiz köyler, çökük damlar / Emek mahrûmu günler, fikr-i ferdâ bilmez akşamlar!.." İçimize akan şeyler birer çığlığa dönüşüyor ve bir şey yapamamanın ızdırabıyla inlemekle yetiniyoruz.

Oysaki, herkes ve her şey, bizden kendilerine uzatılacak bir el bekliyor; bekliyor ama çok defa kayıtsızlığımız veya aczimiz karşısında en derin inkisarlarla bir kere daha yıkılıyor.. yıkılıyor hissizliğimiz, hareketsizliğimiz karşısında ve feryatları cevapsız kaldığından dolayı. Az dahi olsa bunları duyup hissedenler de var ama onlar da güçsüz ve imkânsız. Bu itibarla da, olup bitenleri gördükçe ölüp ölüp diriliyorlar; duygularını, Suzî'nin "Yağmıyor yağmurlar, bitmiyor lale / Acep bu hâlimiz böyle mi kala / Rahmet deryasından gelen bu ile / Vakitlerde esen yeller perişan!.." suzişi nağmeleriyle seslendiriyor ve oldukları yerde kalakalıyorlar.

Bütün bunlar karşısında insan, inkisarla sarsılıyor ve "Demek artık yığınlar hep böyle birbirini yiyecek.. kitleler birbiriyle sürtüşüp duracak.. kimse kimseyi gönülden sevmeyecek.. insanlar birbirini düşünmeyecek.. mağdura kimse el uzatmayacak.. mazlumun başı okşanmayacak.. fertler birbirine bağırlarını açmayacak.. kimse bulunduğu yerde güvenli olmayacak.. dünyanın kaderine, kan düşünen, kan konuşan, kan döken kanlı deliler hâkim olacak.. ve çağ yeniden bir kere daha tiranlar çağına dönecek.." diyesi geliyor. Bu böyle sürüp gidemez; sürüp gitmesi, insanlığın ve insanî değerlerin ölümü demektir.

Öyleyse gelin, yolların ayrımında bulunduğumuz şu günlerde bir kez daha Yunus'ların, Mevlânâ'ların ses ve soluklarında yankılanan şu evrensel ilâhî çağrılara kulak vererek gönülden "sevgi" ve "kardeşlik" diyelim.! Gelin, insan olma farklılığını, rengi ve deseniyle bir kere daha bütün cihana gösterelim.! Gelin, garazların, kinlerin, nefretlerin dünyanın çehresini kararttığı şu günlerde bütün samimiyetimizle gönülden bir kez daha sevgi ve diyalog diyelim.! Gelin, vicdanlarımızı ilâhî rahmet vüs'atine göre bir genişliğe ulaştırarak ardına kadar herkese sinelerimizin kapılarını açalım.! Gelin, kendimizi kurumaya, yok olmaya mahkum birer damla gibi görmekten sıyrılarak, çağlayanlarla bütünleşip derya olmaya yürüyelim.! Mademki hepimiz insanız, genlerimizde Âdem Nebî'nin genleri ve özümüzde de Hakikat-i Ahmediye'nin usâresi var demektir; öyleyse gelin, bütün şeytanî dürtülere baş kaldırarak yeryüzünün halifesi olduğumuzu ve göklere ulaşmaya namzet bulunduğumuzu, cihanları velveleye verecek bir sesle haykıralım ve insan olma farklılığını bir kere daha meleklere duyuralım.! Gelin, yürüdüğümüz yolları birer şehraha çevirerek el ele, gönül gönüle hep Allah'a yönelelim.

Interests

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Şu iki kişi dışında hiç kimseye gıbta etmek caiz değildir: Biri, Allah'ın kendisine verdiği hikmetle hükmeden ve bunu başkasına da öğreten hikmet sahibi kimse. Diğeri de Allah'ın kendisine verdiği malı hak yolda sarfeden zengin kimse."

Favorite Music

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Allah kıskançtır, mü'min de kıskançtır. Allah'ın kıskanması, mü'minin Allah'ın haram ettiği şeyi yapmasıdır
 

Favorite Movies

Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, ‘(eğlence türünden) tutkulu bir oyalama’, bir süs, kendi aranızda bir övünme (süresi ve konusu), mal ve çocuklarda bir ‘çoğalma-tutkusu’dur. Bir yağmur örneği gibi; onun bitirdiği ekin ekicilerin (veya kafirlerin) hoşuna gitmiştir, sonra kuruyuverir, bir de bakarsın ki sapsarı kesilmiş, sonra o, bir çer-çöp oluvermiştir. Ahirette ise şiddetli bir azab; Allah’tan bir mağfiret ve bir hoşnutluk (rıza) vardır. Dünya hayatı, aldanış olan bir metadan başka bir şey değildir. (Hadid Suresi, 20)
 

Favorite Quote

''ES-SELAMÜ ALEYKÜM VE RAHMETULLAHİ VE BERAKATÜHÜ Bİ ADEDİ DEKAİKİ EYYAMİ'LFİRAK''Ayrılık günleri dakikaları adedince ALLAH'IN Selamı,rahmeti ve bereketi üzerinize olsun...
 

hi5 Games

Play hi5 Games

nur hasn't played any games recently.

 

Journal

View All 3 Entries    Add Comment

HAYIRLI CUMALAR .. : Jun 13, 2008

RABBİM HEPİMİZİN DUALARINI KABUL ETSİN İNŞALLAH (AMİN)

Allah Resûlü’ne bir sahabi; ‘bütün salavatımı senin için kılıyorum’ deyince, “Bu senin hem dünya, hem de ahiret ile ilgili işlerin için kâfidir” buyurmuştur.

Allah Resulüne salavat getirmek, en bereketli, en faziletli, saadeti dareyn için en faydalı ibadetlerden biridir. Hakkıyla yapılırsa sevabı da çok büyüktür. Amelleri tathir eder, hataları örter, manevi dereceleri yükseltir.

İmam-ı Sehâvî, “el-Kavlu’l-bedî’ fi’s-salât ale’l-Habîbi’ş-Şefî” adlı eserinde salavat getirmenin fayda ve sevaplarını şu şekilde sıralamıştır:
1- Hataları örter, günahların bağışlanmasına vesile olur.

2- Amelleri arındırır.

3- Makam ve dereceleri yükseltir.

4- Söyleyen kimse için istiğfar eder.

5- Uhud dağı kadar veya ölçülerin en büyüğüyle sevap verilir.

6- Endişe ve korkulardan kurtarır.

7- Efendimizin şefaatini ve şahitliğini ve Allah’ın rıza ve rahmetini celbeder, gazabından emin kılar.

8- Arşın gölgesine girmeyi sağlar.

9- Havz, Sırat vb. yardımcı olur.

10- Eli dar olanlar için sadaka yerine geçer.

11- Meclisleri süsler.

12- İtibarı artırır.

13- Allah ve Allah Resulüne yakınlaşmayı sağlar.

14- O bir nurdur.

15- Kalpleri nifak ve kirden arındır.

16- Muhabbeti artırır.

17- Sahibi hakkında gıybet edilmesini önler.

18- Allah Resulünün rüyada görülmesine vesile olur.

Daha uzunca sayılmış.

1-Salat konusunda Allaha, Meleklere muvafakat edilmiş olur.

2-Duaların kabülüne vesile olur.

3-Şefaata vesile olur.

4-Allahın salatına vesile olur.

5-İnsanın unuttuğunu hatırlamasına vesile olur.

6-Cimriliği önler.

7-Meclisleri süsler.

8-Konuşmalarda hitamı misk olur.

9-İnsanın nurunu artırır, ahirette aydınlığa vesile olur.

10-Sıkıntıların kalkmasına, devamlı bereketin yağmasına vesile olur.

11-Hidayete vesile olur.

12-Peygamberimize olan haklarımızın ödenmesine yardımcı olur.

      13-Bir duadır. Allahın Halili ve Habibine bir medihtir

Applications

Browse Applications

Music iLike
Add music and videos to your profile, list your favorite artists, and test your skill in the Music...

PhotoBuzz
Make your friends smile! Animate their photos with Hugs, kisses, hearts and much more...

Top Friends
Who are your Top Friends? Keep track of your best friends right on your profile with Top Friends!

Super Friends
Add your top friends to your profile with Super Friends!

 

hi5 Gifts

Give a Gift    Get hi5 Coins

nur has no unwrapped gifts.
 

Comments | View All Entries

Leave a comment for nur

Dec 28, 2008 11:34 PM
Kemal says:
 
HİCRİ YILINI VE YENİ YILINIZI EN İÇTEN DİLEKLERİMİZLE KUTLAR
2009'YILININ SİZLERE VE SEVDİKLERİNİZE
SAĞLIK, MUTLULUK VE BAŞARI GETİRMESİNİ
TEMENNİ EDERİM.
NİCE MUTLU YILLARA...



Düzeltebileceğin Tek Şey Kendinsin

Bundan 20 yıl sonra, yaptıkların değil, yapamadıkların için üzüleceksin.
Dolayısıyla halatları çöz. Güvenli limandan uzaklara yelken aç.

Rüzgarı yakala, araştır, düşle, keşfet.

Düşün, onları seyredecek birileri olmasaydı, kaç kişi Mercedes otomobil alırdı.

Bilimde ve güzel sanatlarda en üstün başarılar,
tek başlarına çalışan kişiler tarafından elde edilmiştir.
Hiçbir parkta bir kurul için dikilmiş bir anıt yoktur.

Yapabileceğin kadar söz ver. Sonra söz verdiğinden daha fazlasını yap.

Oturarak başarıya ulaşan tek yaratık bir tavuktur.

Dertlerini gözyaşlarında boğmak isteyenlere dertlerin yüzme bildiğini söyle.

Dalın ucuna gitmekten korkma. Meyve oradadır.

Büyük adam büyüklüğünü küçük adama davranışıyla gösterir.

Şans bukelamun gibidir. Biraz zaman tanı, mutlaka değişecektir.

"Tarihte en etkili 100 kişi" adlı kitabı okudum.
Onların hepsiyle ortak olduğumuz tek şeyin zaman olduğunu hayretle gördüm.

Günün sonunda kendini bir sokak köpeği kadar yorgun hissediyorsan,
bu belki bütün gün hırladığın içindir.

Başlamak için en uygun zamanı beklersen hiç başlamayabilirsin.
Şimdi başla! Şu anda bulunduğun yerden, elindekilerle başla.

Gülümsediğinde güzelleşmeyen bir yüz hiç görmedim.

Kimi zaman içindeki o sessiz sese uzmanlardan daha fazla güven.

Aerodinamik yasalarına göre o tombul ve tüylü arının hiç uçmamasıgerekiyordu.
Herhalde bunu ona hiçkimse söylemedi ki, uçuyor.

Zamanlarının büyük bir kısmını para kazanmak ve
saklamakla geçiren insanlar, sonunda, en çok istediklerinin
satın alınamayacak şeyler olduğunu anlarlar.

Öteki insanlardan daha akıllı ol. Yalnız bunu onlara söyleme!

Mutlu olmanın en garantili yolu bir başkasını mutlu etmektir.

Hayatta ya tozu dumana katarsın, ya da tozu dumanı yutarsın.

İyi çalışan, sık gülen ve çok seven başarıyı elde eder.

İnsanin tüm evrende kesin olarak düzeltebileceği tek bir şey vardır: Kendisi
 
Dec 11, 2008 12:22 PM
 
S.A

Bir arkadasimiz bize bir haksizlik yapsin, nankör diyoruz.
Oysa biz hergün Rabbimize nankörlük ediyoruz! HAKSIZ MIYIM?


Cocuklarimiza emirler yagdiriyoruz, yapmayinca ya dövüyoruz yada kötü sözler sarfediyoruz. Oysa biz Rabbimizin hangi emirlerini uyguluyoruz! HAKSIZMIYIM?


Birisi bize bir kötülük yapsin, asla affetmeyiz diyoruz.
Oysa biz ne günahlar isliyoruz ve Rabbimizden af diliyoruz .
Affimizinda kabul olacagini umut ediyoruz !
HAKSIZMIYIM? [/b]


Baskalarinin ayiplarini arastirmaktan bikmiyoruz ve söylüyoruz da.
Oysa bizler ne ayiplar isliyoruz ve Rabbimiz (Settar) ayiplarimizi örtsün diye yalvariyoruz! HAKSIZMIYIM?


Baskalari bize bisey yaptigi zaman, art niyetli fesat diyoruz.
Oysa biz hergün ne günahlar islilyoruz ve bizim kalbimiz temiz, niyetimiz temiz diyoruz! HAKSIZMIYIM?

Haksizliga gelemem diyoruz. Oysa en büyük haksizligi bizler Rabbimize yapiyoruz!
HAKSIZMIYIM???
 
Oct 16, 2008 2:59 PM
 
s.a. lütfen izleyin ve dua edelim.
 
Aug 17, 2008 9:31 AM
recep says:
 
Kalbimizin Duası...


Allah'ım
Bana bir insanın elinden tutmadan önce, kalbinden tutmanın sırlarını öğret, Ya Rabbi!

Allah’ım!
Okuma, öğrenme, öğrendiklerimizi uygulama aşkımızı ,salgın ve saygın bir
hastalığa dönüştür, Ya Rabbi!

Allah’ım!
Bizleri dünlerde kaybolmaktan muhafaza eyle, yarına kalabilenlerden eyle,
Ya Rabbi!

Allah’ım!
Dinimizi dünyanın mehri yapmaktan, acıkınca da inançlarımızı yemekten
cümlemizi muhafaza eyle, Ya Rabbi!

Allah’ım!
Beni, beni benim önüme engel olmaktan,
Beni, benim hayatımın kemirgeni olmaktan,
Beni, bana yalan söylemekten muhafaza eyle, Ya Rabbi!

Allah’ım!
Bakışımızı ibret,
Sukutumuzu hikmet,
Konuşmamızı sanat ve marifete dönüştür, Ya Rabbi!

Allah’ım!
Boşa bakanlardan,
Boşa susanlardan,
Boşa konuşanlardan eyleme, Ya Rabbi!

Allah’ım!
Zenginlerimizi hamiyetsiz,
Fakirlerimizi gayretsiz,
Alimlerimizi amelsiz,
İdarecilerimizi adaletsiz bırakma, Ya Rabbi!

Allah’ım!
Kandillerimizi hakiki kandil,
Düğünlerimizi hakiki düğün,
Bayramlarımızı hakiki bayram eyle Ya rabbi!

Allah’ım!
Cehalet, zaruret ve ihtilafa karşı açmış olduğumuz ikinci kurtuluş savaşımızda
bizleri mansur ve muzaffer eyle, Ya Rabbi!

Allah’ım!
Milletimizi,idarecilerimizin önüne engel olmaktan,
İdarecilerimizi de milletimizin önüne engel olmaktan muhafaza eyle ya Rabbi!
Bizlere devlet-millet bütünlüğüne ulaşmamızı nasip eyle, Ya Rabbi!

Allah’ım!
İdarecilerimizin, feraset, merhamet ve basiretini,
Halkımızın da hürmet, hizmet ve hamiyetini artır ya Rabbi!
Allah’ım!
Her sabah, güneşi üzerimize yeniden ışıklandırıp günümüzü pırıl pırıl aydınlattığın
gibi,
Her sabah, içimizdeki güneşi de, yeni ümitler, yeni hedefler ve yeni heyecanlarla
üzerimize ışıklandır,Ya Rabbi!

Allah’ım!
Bizlere ilim açlığı ihsan buyur Ya Rabbi!
Suya,ekmeğe olan iştahımız gibi, kıyamete kadar kapanmayan bir kitap okuma
iştahı ihsan buyur, Ya Rabbi!

Allah’ım!
Hayatımızın her anında, namazda gibi, ilahi huzurda olduğumuz bilincinden ayırma, Ya Rabbi!

Allah’ım!
Semalarımızı bayraksız, bizleri hürriyetsiz, camilerimizi cemaatsız,
cemaatimizi de ilim ve hikmetsiz bırakma, Ya Rabbi!

Allah’ım!
Çalışmalarımızı bir ibadet bilinci ve ibadet huzuru içinde yapmayı nasip eyle,Ya Rabbi!

Allah’ım!
Bizlere her daim, hem kavli, hem de fiili dua yapmayı nasip eyle, Ya Rabbi!

Allah’ım!
Dahili ve harici düşmanlardan sana sığındığımız gibi; cehaletin,tembelliğin,kapasite israfının şerrinden de sana sığınıyoruz,
bizleri muhafaza eyle, Ya Rabbi!

Allah’ım!
Sistematik çalışmayı; en büyük zevkimiz, en tatlı lezzetimiz, en birinci yaşam
ilkemiz haline getir Ya Rabbi!

Allah’ım!
Önce Hak’tan, sonra haksızlıktan korkmayı nasip eyle, Ya Rabbi!

AMİNNNNN
Beraatimizin uhrevi manada hepimiz için gerçek bir beraet vesilesi olmasını temenni ediyoruz dualarda bululaşım inşallah.baki selamlar
 
Aug 14, 2008 8:01 AM
 
a good profile always have good access
 
 
Jul 21, 2008 10:33 AM
recep says:
 
Haydi artık sözler sükut etsin..vuslat anı..
Hadi hazır mısınız...?

Serin öyleyse seccadenizi kıbleye doğru.
kapatın gözlerinizi..

aydınlığınız gönlünüzdeki O'na olan sevginiz olsun..
göz yaşlarınız süzülsün yanağınıza.
yüreğinizde kavrulan aleve serinlik olsun göz yaşlarınız..

Işte dost nedir bilmek mi istersiniz..
menfaatsiz..
korkunuz olmayacak..
acaba demiceksiniz..
acaba ben onu sevsem o da beni sever mi korkunuz olmıcak yüreğinizde
çünkü O vaat ediyor..
severseniz severim..

ne güzel değil mi sevginize karşılık bulmak..
sevginizin karşılıksız kalmıcanı bilmek..

şu dünyada yüreğinizi yakan onca dosta.. onca sevgiliye bir çare bir derman..
yürek yakmayan.. yüreğe serinlik veren bir dost..
vedud olan bir dost..
rahman olan bir dost..
rahim olan bir dost..
gafur olan bir dost..
sözünde sadık olan bir dost..
surete değil sirete bakan bir dost..

Dost.. dost.. dost.. diye inleyene
Gel.. gel.. gel.. diye nida eden bir dost..

Ben seni sevdim diyene
gel kulumsun diyen bir dost..

suretimle.. maddemle değil.. yüreğimle acziyetimle geldim diyene
rahmetinle.. şefkatimle.. inayetimle karşılandın diyen bir dost..

Haydi
yandıysa yüreğiniz..
yediğiniz darbeler yıldırdıysa sizi..
sevginiz hep sevgisiz kaldıysa..
yüreğinize değer verilmediyse..
artık dayanamıyorum sevgisiz kalmaya diyorsanız

serin öyleyse seccadenizi kıbleye doğru.
kapatın gözlerinizi..
aydınlığınız gönlünüzdeki O''göz yaşlarınız süzülsün yanağınıza.
yüreğinizde kavrulan aleve serinlik olsun göz yaşlarınız..

O dost ise yürekte serinlik var
O dost ise yürekte huzur var
O dost ise yürekte coşku var
O dost ise yürekte yürek var...

Ve O.. eğer O sevgili ise aşık olunan ise..
İşte o zaman yürekte olana tarif yok..
İşte o zaman yürekte olanı yazacak kalem yok..
İşte o zaman yürekte olanı söylicek dil yok..
İşte o zaman O var..
ve O var ise..

Haydi artık sözler sükut etsin..
bırakın yürekleriniz konuşsun..

Seccadeniz sevgiliyle buluşmanız olsun..
göz yaşlarınız sevgiliye hediyeniz olsun..
yüreğiniz sevgiliyle konuşan diliniz olsun..

sevgilinin size nasıl tecelli ettiğini işte o zaman.. işte o zaman anlıcaksınız..

ve işte o zaman anlıcaksınız
O dost ise her şey dost
O sevgili ise her şey sevgili...


selam ve dua ile kardeşim
 
 
 
Jul 7, 2008 5:51 AM
recep says:
 
"Kendini bilmek basiret,

kendini görmek ise körlüktür.

Kendini bilen hem Hakk'a hem de halka yaklaşır,

kendini gören ise benliğinden başka herşeyden uzaklaşır."(279)



Marifetullah gülleri kalb yamaçlarında filizlenecektir. Nasıl ki biz, tarlamızdan yüzümüzü güldürecek bir mahsul kaldırmak istiyorsak evvela içindeki zararlı otları ve haşeratı temizler, bir toprak bakımı yapar, ekime müsait hale getirdikten sonra tohumumuzu ekeriz. Aynen bunun gibi kalbimizde o nadide güllerin filizlenmesini istiyorsak evvela içimizdeki bencillik, kin, nefret, ucub, kibir, fahr, suizan, makam-mansıp düşüncesi, şöhret, tenperverlik, nefsanilik vs. gibi zararlı otları ve haşereleri temizlememiz icab etmektedir. Zira böylesi günahlar ve kötü hasletler kalbi kemirip dururken bırakın marifetullaha ulaşmayı, bazen imanı muhafaza etmek dahi bir hayli zor olabilir.

Kibir, inat ve tenperverlik gibi menfi alanda isti'mal edilen birkısım hasletler kalbe imanın girmesine mani olduğu gibi aynı hasletler kalbinde iman taşıyan insanların, marifetini ziyadeleştirmesini de perdelemektedirler. O halde marifetullaha tefekkür ve ibadet kanatlarıyla kanatlanmadan "önce, insanın bir tahliye (fena şeylerden arınma) yapması gereklidir. Meyve veya güller için hazırlanan bir tarlanın, önce taş ve çakıldan, diken ve yabani otlardan temizlenmesi gerekir ki, işleyip sürmeye, ekip biçmeye müsait hale gelsin. Kalpte yaralar, kafada şüphe ve tereddütler, elde, dilde, gözde ve hayalde günahlar varken ibadetlerle kanatlanmak, zikir ve fikir ile süslenmek çok zordur. Hakk'a doğru kanatlanma, fena duygu ve tutkulardan arındıktan sonra gelir.”(280)

Ulvi bir hedefe göre programlanmış olan kalbi bir bilgisayara benzetecek olursak herbir günah, herbir za'f ve herbir kötü haslet bu hassas programı bozacak ya da en azından sekteye uğratacak bir virüse benzer ki bu durumda yapılması gereken iki şey vardır: Evvela bu virüslerin temizlenmesi, ikinci olarak da "ihlas, mahviyet, tevazu, zühd, takva" gibi anti virüs programlarıyla koruma altına alınması... Şu tesbit mevzuun anlaşılması adına bir fikir verecektir:

"Ucub, kibir ve fahr, insanı mahveden zaaflardandır. Üçü arasında nisbi bir fark olmakla beraber, hepsiyle de mutlaka mücadele edilmesi gerekir. Hem de bütün bir ömür boyu, kesintisiz bir mücadele...

Ucub, insanın kendini beğenmesidir. Öyle ki şahıs bu zaaf sebebiyle kendini her zaman üstün görür ve hayatını da bu yanlış mülahazaya göre programlar. Kibir ise, içteki büyüklük hissinin, yani ucbun dışa taşarak, insanın davranışlarına aksetmesidir. Fahre gelince o da insanın, kendi meziyetleriyle sermest olması ve başkalarını hakir görme hastalığıdır.

Bir gayr-i müslimde bu boşluklar varsa ona iman zor nasip olur. Bunları içinde taşıyarak ölen mü'minler ise, ekseriyetle cennete ulaşmada zorlanırlar.

İhlas, mahviyet ve tevazu, benlikteki bu üç boşluğu dolduracak fazilet buudlarıdır. Mü'minler, mutlaka bu üç faziletle mücehhez hale gelmelidirler ki, önceki üç rezilenin kurbanı olmasınlar."(281)

İnsanda sayılmayacak kadar çok zaaflar ve boşluklar vardır. Bütün bunları aşmak ve mevcud zaafları birer fazilet haline getirmek, çok büyük ve ciddi bir gayret ister. Zira nefsin teslimiyeti, ancak bütün kötü duygu, düşünce ve isteklerden arındıktan sonra mümkün olabilir. Burada "bütün" kelimesini bilerek kullanıyorum. Çünkü birkısım kötülükler hükmünü icra ettikleri müddetçe, nefsin teslimiyetinden söz etmek mümkün değildir."(281/b)

Evet, her virüse mukabil bir anti-virüs mevcuttur. Bunları teker teker ele almamız mümkün olmadığı için detaylarını ilgili eserlere havale ediyoruz. Bununla beraber, birbakıma bunlardan en tehlikelisi olan ve Hocaefendi'nin ilk etapta temizlenmesi gereğine işaret ettiği "benlik" mikrobu üzerinde biraz durabiliriz. Zaten diğer haşereler de benliğin çeşitli buudlarından ibarettir.

Her duygu gibi benlik de bir gayeye matuf olarak insana verildiği için o, "Varlığıyla Allah'ın varlığı, sıfatlarıyla Allah'ın sıfatları, şuunatıyla Allah'ın şuunatı arasında bir vahid-i kıyasi olsun diye Allah'ın kendisine verdiği benliği bu vazifeyi ifa ettikten, Allah'ı tanıdıktan sonra arkaya atacak ve sadece O'nunla duyacak, sadece O'nunla doyacak ve sadece O'nunla dolup taşacaktır.(282
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Jun 21, 2008 2:13 AM
recep says:
 
HAYATINI GENÇLİĞİN İMANINI KURTARMAYA ADAMIŞ BİR ZAT ?

Bediüzzaman !.. SAİD NURSİ





"Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar. Farkında değilim. Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. Içinde evlâdım yanıyor, îmânım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmânımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda biri beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış; ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hâdise bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler, dar görüşler!..
"Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgâm bir adam mı zannediyorlar? Ben, cemiyetin îmânını kurtarmak yolunda dünyamı da fedâ ettim, âhiretimi de. Seksen küsûr senelik bütün hayatımda dünya zevki nâmına birşey bilmiyorum. Bütün ömrüm harb meydanlarında, esâret zindanlarında, yâhut memleket hapishânelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefâ, görmediğim ezâ kalmadı. Dîvân-ı harblerde bir câni gibi muâmele gördüm, bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilâttan menedildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere mâruz kaldım. Zaman oldu ki, hayattan bin defa ziyâde, ölümü tercih ettim. Eğer dînim intihardan beni menetmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti.
"Benim fıtratım, zillet ve hakarete tahammül etmez. Izzet ve şehâmet-i İslâmiye beni bu halde bulunmaktan şiddetle meneder. Böyle bir vaziyete düşünce, karşımda kim olursa olsun, isterse en zâlim bir cebbâr, en hunhar bir düşman kumandanı olsa tezellül etmem. Zulmünü, hunharlığını onun suratına çarparım. Beni zindana atar, yâhut îdam sehpâsına götürür; hiç ehemmiyeti yoktur. Nitekim öyle oldu. Bunların hepsini gördüm. Birkaç dakika daha o hunhar kumandanın kalbi, vicdânı zulümkârlığa dayanabilseydi, Said bugün asılmış ve mâsumlar zümresine iltihak etmiş olacaktı.



[Ehl-i hidâyet ve huzurun hakikat-ı dünyalarına işaret eder levhadır.]

Dema gaflet z buldu - Ve nur-u Hak ayan gördüm.

Vücud, bürhân-ı Zât oldu - Hayat, mir'at-ı Hak'tır gör.

Akıl, miftah-ı kenz oldu - Fena, bab-ı bekâdır gör.

Kemâlin lem'ası söndü - Fakat, şems-i Cemâl var gör.

Z, ayn-ı visal oldu - Elem, ayn-ı lezzettir gör.

Ömür nefs-i amel oldu - Ebed ayn-ı ömürdür gör.

Zalâm zarf-ı ziya oldu - Bu mevtte hak hayat var gör.

Bütün eşya enîs oldu - Bütün asvat zikirdir gör.

Bütün zerrat-ı mevcûdât - Birer zâkir, müsebbih gör.

Fakrı kenz-i gına buldum - Aczde tam kuvvet var gör.

Eğer Allah'ı buldunsa - Bütün eşya senindir gör.

Eğer Mâlik-i Mülk'e memlûk isen - Onun mülkü senindir gör.

Eğer hodbin ve kendi nefsine mâlik isen: - Bilâ-addin beladır gör,

Belâ-haddin azabdır tad, - Belâ-gâyet ağırdır gör.

Eğer hakikî abd-i hudabin isen - Hududsuz bir sâfadır gör.

Hesabsız bir sevab var tad - Nihayetsiz saadet gör...
Said Nursi
 

Title
body